![]() |
|
Son yazan serCiya 26 Nisan 2022, 02:20
Sayıklamak ne garip bir söylem biçimi değil mi, bilinçaltını ele geçirmiş onlarca kelimenin,
önce dudaklarına çöreklenip, sonra da acilen havayla buluşma arzusu, kısık seslere dönüştükten sonra belirli belirsiz anlam elbiselerini giyinerek var olma çabası… ne zaman bunu düşünsem iç içe girdaba benzer bir derinliğe düşüyor bilincim, “ben varım” diye, zihin duvarlarımda öylesine yoğun bir hissiyat vücut buluyor ki, varlığımı varlığımın dışına çıkarak hoyratça izliyorum, birden başka bir boyut ve tekrar o ezoterik varlığımı görüyorum bu sefer daha belirgin “ben varım” diyorum, ”ben varım” bu defalarca tekrar ediyor ve her defasında daha güçlenen “ben varım” hissiyatı, önce zihnime sonra tüm bilincime daha sonra da tüm evrene sahip olacakmış gibi devasa bir içsel girdaba dönüşüyor önce vücudun elektrik akımına kapılmış gibi hissediyorsun, sonra da ondan kurtulmak için sanki zihninin birer atletik bacakları varmışçasına var gücünle koşmaya başlıyorsun, şimdiki ben’e doğru adeta bir yangından kaçar gibi, her seferinde aynı şey oluyor, eğer diyorum bir iki saniye daha gecikseydim, oradaki girdapta kalacak ve bilinmeyen benlerde kaybolacaktım korkusu tüm benliğine evrenin balçık bir çamura dönüşümü gibi yayılırken zihnimin etten duvarları nefes nefese kalmış kalp atışına benzer bir yorgunluğa bitap düşürmüştü bile bunu bir bağımlılık olarak düşünün, iki gökdelen arasına çekilmiş ipin üzerinde yürüyen cambazın o akıl almaz yolculuğu gibi, heyecan ve tutku bir arada, kaybolmak, kendinde bir an kaybolmak ve kendinden düşme endişesi ve kendine tutunarak yine kendinden kendine kaçış.. İnsan diyorum içimdeki tünellerden geçerken, tüneller derken öyle üç beş tane olarak algılamayın sakın binlerce, belki de milyonlarca tünelden geçiyor zihnimdeki arayış adlı yolcu, biliyorum kendime yani öz bene vardığımda, toplum beni kendi köklerinden söküp atacak, bunu yaparken de, yaftalamayı ihmal etmeyecek ki etmemeli de, çünkü kendi özüne varmayı başarmış bir insan, kendi tanrılarının yaratmış olduğu sistemin dışına çıkmış demektir artık, bu sistemin sağlıklı işlemesi adına bizim gibi parazitlerin toplumun nezdinde akıl veya ruha hastalıklarının bileşimi olan “deli” olarak nitelendirilmesi kaçınılmazdır, aslında bunun bir oranı olmalı yani deliğin, her deli öz benliğine varmış bir yolcu değildir, örneğin geçen sene tanıştığım, bizzat toplumun hasta ettiği bir arkadaşımız kendini bana Barbaros Hayrettin paşa olarak tanıttı, iki ay sonra sefere çıkacak olan gemisine tayfa olarak seçilme şerefine beni de dahil etti, bu dostum yolcu değildi, çıkmak istediği sefer ise, toplumdan uzaklara gitmek adına, kırılmış itilmiş bir şekilde hasta edilmiş ruhuna biçtiği en uygun bedendi Barbaros Hayrettin paşa, buna zihin bilinci karar vermemişti, Bu ruhunun bizzat kararıydı, okyanus olmak veya okyanusa kaçmak… Her gece aynı ıstırap, kırmızı kırmızı kabuslar, adeta çivi gibi çakılıyorlar zihnimin paslı duvarlarına, sanki bir yağmur damlasıyım da, içimdeki bulutu kaybetmişim, oysa daha geçen sene miydi neydi aşkın kendisiydim, kalpten kalbe yolculuklar yapıp duruyordum, bir hastalık gibi yapışıyordum kalbin duvarlarına, adeta bir örümcek gibi ağımı örüyordum iki kalbin arasına, kalp öyle masum bir çocuk ki sormayın gitsin, her odası ayrı bir heyecan, hele pencereleri uçup gidecek serçe kıpırtısı, aşk olmanın en zor yanı aynayla göz göze gelmektir, içimde öldürdüğüm Leylamsı yüzler, mecnun cesetleri bir toplu mezarlık gibi yüzümün dağlık kısımlarında çoğalıp dururlar, oysa, kaç kere söyledim bana kavuşmayın benim raylarımda kara trenler geçer hep ayrılığa akan vagonlarım var, kaç kere söyledim ben bir yolcuyum içimde aşmam gereken binlerce dağ var, okyanuslar var, gök var, kaç kere dedim aşk bir kova yangındır, içinizdeki suyu söndürmeye çalışmayın.. Tam bin yıl önceydi sanırım henüz bir tırtılın rüyasında yapraklara şarkılar besteliyordum ki tanrının sanatı dürttü beni, değişim evrelerin var senin dedi bu tırtıl sürüngenliğin nereye kadar işte o sanat bir dala kozamla ördü beni, bir tırtıl için on gün dönüşüm fabrikasında kalmak çok can sıkıcı fakat orada çok uzun düşünme fırsatınız oluyor, içinize sanki bir tohum atılmış da, zamanı gelmiş ve çatlamaya başlamış, siz hiç kendinizin, yani bedeninizin tam ortadan çatlamaya başladığınızı hissettiniz mi, işte değişim böyle bir şey, siz sadece hissederek izlersiniz, içinizde öyle bir his oluşur ki, sanki daha önceden böyle bir değişim geçirmediğiniz halde, bu deneyimi onlarlarca defa yaşamış gibi bir öngörü zihninizi ele geçirip durur hele kanat yerlerinizdeki o narin gürültü, o istemsiz zarafet, sanki bir duvardan diğerine atlayan o büyük heyecan o sanatsal değişim ve bu değişimi kabullenmek, ne çılgınca bir yolculuk, o narin bedenime hakim olan ben değilim artık bir çift kanat bedenime kendini iktidar ilan etti, ruhum kendini yalandan geçiştirmeye çalıştı bir süre fakat, kendinden bir başka kendin çıkarmak ve bu bedene bu ruhu iliştirmek mevsimlerin değişimi gibi bir şey miydi, yoksa tüm evrenin var olma telaşının bir parçası mı bilmiyordum, bildiğim tek gerçek, artık kanatlarımın bedenimi yarıp dışarı çıktığı gibi, şimdi de kozamı yarıp, yarım bıraktığım hayatın, geri kalanını tamamlama zamanı geldiğiydi Yine ay penceremi esir almış, kahve üstüne kahve içmişim her yolculuk dönüşü yorgunluğumu unutmak adına, hoş bir kaç bin yıl önce, sırf akrabalarıma benziyor diye sigarayı bırakmamış olsaydım bir de sigara tüttürürdüm alayına şiir yazar gibi içime doğru her gidişim tıpkı tırtılın kendini arayış serüveni gibi, kendimi kendime sayıklayıp duruyorum ey yolcu diyorum aşk sende bir tırtıldı, kalbinin kozasında kelebeğe dönüştü neyse Barbaros Hayrettin Paşa beni bekler, şimdi sıra okyanus olmakta. -Ah şimdi olmayan güzel sesiyle, tekin denizlerde boğulan şiirler okuyan sevgilimle sanki varmış gibi o okyanusta içten içe delirmek vardı... serCiya
__________________
✌️ İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR ✌️ LaviNya
|
|
Görüntüleme 738
Comments 7
|
|
|
#2 |
![]() ![]() |
Emeğine sağlık aşkım ❤️
__________________
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] |
|
|
|
|
|
#3 |
![]() |
__________________
✌️ İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR ✌️ LaviNya
|
|
|
|
|
|
#6 |
![]() |
__________________
✌️ İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR ✌️ LaviNya
|
|
|
|
|
|
#7 |
![]() |
__________________
✌️ İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR ✌️ LaviNya
|
|
|
|
|
|
#8 |
![]() |
Emeğine yüreğine sağlık
__________________
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
|
|
|
|
![]() |
| Yer imleri |
| Currently Active Users Viewing This Article: 1 (0 members and 1 guests) | |
|
|
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd. IRCForumcu.Net, lisanslı vBulletin kullanmaktadır. |
IRCForumcu.Net; 5651 sayılı kanuna göre yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Dolayısıyla forumdaki içeriklerden ilgili içeriği paylaşan üyeler sorumludur. Hukuka aykırı içerik bildirimleri için İLETİŞİM linkinden bildirim gönderebilirsiniz. |